19 Ekim 2014 Pazar

Neler oluyor? Neler yapıyorum?

Şu aralar izlediğim animeler arasında Haikyuu haricinde en beğendiğim Zankyou no Terror oldu açıkçası. Animenin kurgusu olsun, karakterler olsun farklı ve hoştu. Çizimlere değinmeye gerek bile duymuyorum harikaydı çünkü.

İlk okuyabildiğim manga olarak Ao Haru Ride'ı bitirmemekle çok ayıp ettiğimi düşünüyorum açıkçası. Çünkü bu aralar romantik anime izleme isteği var içimde ama diğerlerinden daha doğrusu okuldan fırsat bulamıyorum ki. Ama Ao Haru Ride'da en bayıldığım sahne olarak şunu eklemek istiyorum. 
 (Ah o duruş ya... )

Bunu buraya koymuşken Danshi'de  en en en çok güldüğüm sahneyi de eklemek istiyorum.
(Ya salak mısınız biriniz düştü hadi niye diğer ikiniz ders almıyosunuz ya dsafdgf)


 İlerleyen günlerde görüşmek üzeree.



18 Ağustos 2014 Pazartesi

Ah Şu Aptal Önyargılar ve Beraberindeki İğrenç Düşünceler...

Az önce Youtube'da o video senin bu video benim dolanırken yetenek sizsinize çıkan iki Kore hayranı kızın videosunu gördüm. Başta dedim bu kızlar mal, aptal aptal dans edip Korece şarkı söyledik diyecekler diye. Ki öyle de oldu. Ama benim rahatsız olduğum ve bloga yazmak istediğim şey bu değil. Asıl laf söylemek, yermek istediğim şey cahillik ve önyargı.

Sen sırf o 3 koltuktan birinde kasıla kasıla oturup millete yorum yapabiliyorsun diye onlarla dalga geçip, ilgi alanlarına laf atıyosun. Sonra milletten saygı bekliyosun. Böyle bi zihniyet var mı arkadaşım ya..? O kızlar orada ne kadar mal mal dans etmiş olsalar da sen orda kalkıp bu dile de ilgi duyan var mıymış ya ? Sen bavulunu toplayıp iki yıla gidersin o taraflara hehehe. Sırada ne var Çince mi hoho. diye sağından solundan cahillik akan, küçük düşürücü cümleler kurabileceğini sanıyosun. Bu ne olum bu nasıl bir kafadır ya? Hülyası ayrı acunu ayrı sergeni ayrı gerizekalı.

Yabancı dil dediğimiz şey İngilizce'yle kısıtlı sanıyosunuz işte gerikafalılar. Tamam çok nefret kusmuş olabilirim ama dayanamıyorum böyle züppe cahillere. Hadi iyi geceler...

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Summertime "Boredom".

Yaz dendi mi milletin aklına deniz kum güneş bilmemne gelir değil mi? Benim aklıma ne gelmişti ve ne buldum peki? Aklıma gelen şey sabaha kadar oturup akşama kadar uyumaktı. Ne buldum? Gecenin körüne kadar oturup sabahın köründe kaldırılmak. Evet bu yaz uykuma çok şükür yine doyamıyorum anneciğim sağ olsun :*. Neyse ki kitaplarım ve animelerim var da biraz kafa dağıtmaya zaman bulabiliyorum.

Şimdii bu yıl 4 kız eve çıkıyoruz ve bu yüzden heyecan dorukları da aşmış durumda. En azından benim için. Eşyaları ne yapıcaz, kim ne getirecek, neler eksi, neler fazla bir sürü şeyle uğraşıyoruz ve uğraşacağız da daha. Ama en sonunda o evde 4 kız keyif çata çata ders çalışırken bir tarafta animelerimiz, kitaplarımız, müziklerimiz ve tabii ki ödevlerimiz vesaire ile KENDİ EVİMİZDE zaman geçirecek olmamız mükemmel geliyor kulağa. Şu sıralar bu ev telaşı içindeyiz. Bir an önce Eylül gelse de başlasak yerleşmeye.

Yazın başında eve geldiğimde anneme dediğim ilk şey "bütün yaz evden çıkmayacağım" olmuştu. Ama böyle bir şey beklemiyodum ben bunu söylerken la. Cidden bu ne la böyle. Sıcaktan dışarı çıkamıyoruz zaten de eve tıkılıp kalmaz da neymiş böyle. Kusucam yakında herkesin dötüne başına o olacak. Şimdi diyeceksiniz e kızım çık gez dolaş, okuyacaksan kitabını dışarıda oku diye. O iş yaş canlarım cidden. Bu SICAKta, Eskişehir'de, hem de benim gibi yazdan tiksinen bi insan için fazla yaş. Neyse ki artık yumurta kapıya dayandı da ders çalışmak için cesaret toplamaya başladım. Sıkılmamak için en ideal yol galiba.

Bu sıralar zamanımın çoğunu yeni gelen ve gelecek olan kouhailerime senpailik yaparak geçiriyorum. Senpai olmanın bu kadar eğlenceli olduğunu bilmiyordum ya. Meğer insanlara kendi bölümünü tanıtmak, yardımcı olmak, onların heyecanını paylaşmak ne kadar zevkliymiş. Artık o kadar alışmışım ki bu duruma; senpailik yapmak için insanlarla ben iletişime geçiyorum  =D Yapcek bi şey yok alışmış kudurmuştan beter.

Ha bu arada şu "blog üzerinden ders anlatma" fikrini biraz erteliyorum çünkü baya zaman gerekecek onun için ve ben daha blog yazmaya bile vakit bulamıyorum. Hayır bütün gün ne yapıyorsam artık(!).


Bu aralar sırf klibinde geisha görüp bayıldığım için sonuna kadar izleyip vazgeçemediğim bu şarkıyı da buraya bırakıp gideyim bari.
またねえ!

13 Temmuz 2014 Pazar

Çevirmenliğe ilk adım。

Evveet AniSekai Fansub'da çevirmenliğe ilk adımımı atmış bulunuyorum. Bundan böyle yoroshiku arkadaşlar. İlk çevirmek istediğim anime Love Stage!! oldu. Hem Refü'nün tavsiyesiyle başlamıştım öyle özel bir anım vardı bu anime hakkında yani dasfdgdf. Hem de yaoi olsun bakalım nasıl olacak dedim e güzel oldu gibi de duruyor. Bakalım ilerde neler olacak =3


26 Mart 2014 Çarşamba

Japonca Öğrenmeye Nasıl Karar Verilir ?

Ben bile Japonca öğrenmeye nasıl karar verdiğimi hala net olarak hatırlayamıyorum. Fakat bu kararı almamda İngilizce, Almanca gibi aşina olduğum dilleri üniversitede okumak istememem etkili oldu sanırım. Ki öyle olmuş olmalı çünkü bir anda deli gibi "Japonca okumak istiyorum ben, Japonca okumam gerek!" diye dolanmaya başladım ortalarda. 

Geçen yıl YGS denen o gereksiz sınava çalıştığım kadar hiçbir şeye çalışmamıştım galiba. Tabi ala ala 343 gibi bi puan aldım o ayrı bi konu. Neyse ki bir dilci için (özellikle hedefim olan Japonca'ya girebilmek için) ortalamanın az da olsa üstünde bir puandı ki o stresi atlatmam kolay oldu ve çok rahatlamış buldum kendimi. Sonra İngilizce kasmaya başladık deli gibi. Tabi bütün denemelerde iyi sonuç alıp biraz salmamla sınavda stres yapıp astım krizine girmem ve sınavın yarısını (22 soru kadar) boş bırakmak zorunda kalmam kaçınılmaz oldu. Dedim kesin bitti bu yılım boşa gitti at çöpe yani kazanmam olası bile değil derken sonuçlar açıklandı ve 428 puanla istediğim yere 9. olarak girdim. Tabii üniversite hayatında anladım ki kaçıncı girdiğin falan hikayeden başka bir şey değil sfdsg. 

Neyse bu kadar çene  çalmak şimdilik yeter. Gelelim bu sitede neler yayınlayacağıma. Burada ara sıra eğlenceli bir şekilde; hem kendi Japoncamı geliştirmek (bir nevi ders çalışmak gibi) hem de benim gibi acemi birinden Japonca öğrenmek isteyenler için ders notlarımı yayınlayacağım, ara sıra da yazmak istediğim şeyleri yayınlayacağım. Hani belki canım hocalarım için pek etik olmayacak ama yapacak bir şeyim yok başka türlü ders çalışmak çok sıkıcı. (-_-)